" ALLAH'IN VARLIĞI ..."
" GERCEK
SUPHECILIK OLAMAZLIK SIKKINI DEGIL OLABILIRLIK SIKKINI TERCİH
ETMEKTIR " KOLAYCILIGA KACMAYIN VE GERCEK SUPHECI OLUN BEYLER!...BİR DÜSÜNÜN
, IKI ELEMENT BIR ARAYA
GELINCE ASLI OZELLILERINI KAYBETMESİ, SUYUN 100 DERECEDE KAYNAMASI, YERCEKIMI, SUYUN KALDIRMA KUVVETI...BU KONULARI , KANUNLARI
BULANA BILIM ADAMI DIYORSUNUZ DA BU KANUNLARI KOYANI NEDEN -
HEM DE BILIM ADINA - INKAR EDIYORSUNUZ...BU MU MANTIK... "
" İSLAM NEDEN HALA VAAD ETTİĞİNİ YERİNE GETİRMİYOR...?"
" ... İŞİ ALLAH'A BIRAKIRSAK O ZATEN HER
SEYE GUCU YETEN - TABII O BIZE GORE - BIR YARATICIDIR... AMA EGER INSAN SOZ
KONUSU ISE O ZAMAN MUSADENLE ÖRNEK VEREYIM ...SABUN VARKEN
KIRLI DOLASILIYORSA SUÇ SABUNU - ISLAM SERIATINI - KULLANMAYAN DA MI YOKSA
SABUNDA MI...GUNUMUZDE MUSLUMANIM DIYEN KUR'AN'I -ANLAMINA BAKMADAN
OKUYOR- ÖPÜYOR ASIYOR DUVARA...BIR ADAM DUSUNELIM,: HASTA , DOKTORA GITTI
REÇETEYI ALDI VE ONU OKUYUP UFLEYIP ÇERCEVELETIP DUVARA ASIYOR IYILESIR MI
, ÖLURSE SUC KIMDE SALAK HASTADA MI REÇETE VEYA DOKTORDA MI...OBJEKTIF OLALIM İŞ INSANDA VE EĞİTİMDE
BİTİYOR...ASIL SORU " NASIL VE NEYİN EĞİTİMİ..."
İNSANLAR BU DÜNYADA OYNADIKLARI ROLE GÖRE DE KIYAMET GÜNÜ KARŞILIKLARINI
ALACAKLARDIR!
"ALLAH'IN ELİ, YÜZÜ ...MESELESİ..." , " SAVAŞ
HİLEDİR" HADİSİ , " ....ONLARIN ( KAFİRLERİN ) HİLESİ VARSA , ALLAH'IN DA HİLESİ
- OYUNU - VARDIR..." AYETİ
KURANDA MECAZLA ILGILI BAZI AYETLER :
*ÇOCUKLARI
IHTIYARLATAN O GUN ( MUZZEMMIL :17 ) : YANI KIYAMET AZABI...SIZ NASIL
YORUMLARDINIZ...?
*" YER AĞIRLIKLARINI CIKARDIGI ZAMAN " ( ENFAL.2)
.KIYAMET ANI...
*"YÜZÜNÜ MESCİDİ HARAMA CEVİR " ( BAKARA 144) . SADECE
YUZUNU DEGIL TUM VÜCUDUNU !........
MUBERRID " ELKAMIL ADLI ESERINDE : "
BIR KIMSE , ARAPLAR SOZLERINDE EKSERIYETTE TEŞBİH KULLANIR ,DERSE , BU SOZ
DOGRUDUR , DER.BOYLE BIR ORTAMA INEN KUR'AN'IN , INDIGI TOPLUMUN DILINI
KULLANMASI GAYET DOGALDIR... BUNUN ICIN TEHBIH SANATINI BILMEK TEFSIR
USULUNDE COK ONEMLIDIR! DETAYLI BILIGI ICIN , " EL ITKAN FI ULUMUL KURAN .
IMAM-I SUYUTI , CILT :2, RABBI'MIZIN ARZA ISTILA ETMESI, ARZA YONELMESI, ARZA
OTURMASI ANLAMINDA BILDIGIMIZ OTUMAK DEGIL "HUKMETMEK " ANLAMINDADIR...VE
EMIN OLUN KOCA ISLAM TARIHI BOYUNCA BU ANLAMDA BU AYETLERI ELE ALAN HIC BIR
EHLİ SUNNET ISLAM ALİMİ YOKTUR! CUNKU ONLAR BU AYETLERIN MECAZI ANLAMININ GERCEK
BOYUTUNU BILIYORLARDI...MECAZ- GERCEK ANLAM AYIRIMINA SAHIPTILER.KISACA 1400 SENELIK ISLAM TARIHI BOYUNCA TUM ISLAM
ALIMLERI ALLAH KONUSUNDAKI AYETLERIN MECAZI - SANATSAL , O DONEMDEKI ARAP
TOPLUMUNUN KULLANDIGI DILE UYGUN OLARAK KULLANILDIGINI - IDDIA EDERKEN HEP
YANILDILAR , DOLAYISI ILE SIMDI HEPSI CEHENNEMDE VE BIR GUN BIR ATEİST
CIKIYOR, BIR ANDA KUR'AN'IN GERCEK ANLAMINI KESFEDIYOR...SAKIN
KUCUMSEDIGIMI DUSUNMEYIN AMA SIZIN YAZILARINIZDAN ORTAYA CIKAN GERCEK BU
...BIR TARAFTA 1400 YILLIK ISLAM ALEMI VE ALIMLERI
( HEPSI ALLAH'I YANLIS ANLADI VE CEHENNEMLIKLER ) VE BIR DE DIGER TARAFTA
DINE INANMAYAN BIR ATEİST... BIRAZ TUHAF DEGIL MI...?
MESELA O
DONEMDE " O ADAMIN EVINDE COK KÜL VAR DEMEK " . MISAFIRI COK
DEMEKTI...ATESI FAZLA YAKIYOR KÜLÜ FAZLA OLUYOR...TURKCEDE DE
" ELI ACIK "
DENINCE SIZ NE ANLIYORSUNUZ ULU MANITU ADINA...MADEM OKUMUS HAVASI
VERMEYE CALISIYORSUNUZ KENDİNİZE ,BARI TEMEL TEFSIR- HADIS USUL KURALLARINI OKUYUP
OYLE BASLAYINIZ..."GEL BENIM KANATLARIM ALTINA, VEYA KOLLARIMIN ALTINA "
DENINCE ANLATILMAK ISTENEN KORUMA - KOLLAMADIR...TEŞBIH, EDEBIYET ...
BİR SANATTIR !
HADIS - YANI HZ. RESUL'E IZAFE EDILEN SOZLERIN
UYDURMALARI , SOYLENMEDIGI HALDE SOYLENMIS GIBI RİVAYET EDİLENLERİ VARDIR VE
BUNLARIN HEMEN HEMEN TAMAMI ARTIK BILINMEKTEDIR...HADIS OTORITELERI
BUHARI-MUSLIM'DE BILE BOYLE HADISLER OLDUGUNU KABUL EDER.HALK TABAKASINDA
BUHARI'DEKI HADISLERIN HEPSININ SAHIH OLDUGU SANISI , GELENEKSEL KULAKTAN
DOLMA BILGILER ILE ISLAM'I OGRENENLER ARASINDA YAYGIN BIR INANCTIR AMA
YANLISTIR...!AYRICA MUSKILUL KUR'AN VE MUHTELIFUL HADIS
KITABI OKUDUGUNUZU BILDIRIYOR VE ORADA GECEN CEVAPLARI SADECE - OKUYUCUYA
AKTARMADAN - KENDI ONYARGILARINIZ ILE "ZORLAMA YORUM OLARAK "
AKTARIYORSUNUZ...ONLARI DA OBJEKTIF OLARAK OKUYUCUYA NEDEN SUNMADIGINIZ
MERAK KONUSUDUR , ...
MECAZ ANLAM KELIMENIN ASIL ANLAMININ DIŞINDA KULLANILMASIDIR
ZATEN.KELIME - MESELA ISTIVA- ASIL ANLAMINI İSLAM ALİMLERİ DE BILIYOR
SOZLUGE BAKAN HERKES - BILIR...AMA ONEMLI OLAN " AYATUN MUHKEMATUN HUNNE
UMMUL KITAP VE UHARU MUTESABIHAT " DIYE AYRILAN BU AYETLETDEN MUTESABIH -
ANLAMININ ANLASILMASI ARASTIRMAYI GEREKTIREN , HEMEN KELIME ANLAMI ILE
ANLASILMAYAN AYETLERIN - HEDEF, RUHUNU ANLAMAK ICIN ONYARGISIZ VE DOGRUYU
ARAYACAK BIR MANTIK SILSILESINE SAHIP OLMAK GEREKIR...MESELENIN OZU :
SADECE SIZ ASIL ANLAMINI ALIYORSUNUZ AMA TUM ISLAM ALIMLER MECAZI OLDUGUNU
SOYLUYOR, VE TEFSIR USULUNDE DE, ARAP EDEBIYATINDA DA ... YANI KUR'ANI
ANLAMAK ICIN GEREKEN TEMEL BILGI BIRIKIMI OLAN HERKESTE BU ANLAMLARI
KABUL EDIYOR, NEDEN CUNKU " KURAN MECAZI BIR METOD OLARAK KULLANMISTIR"
-DETAY YUKARIDA -AMA YUKARIDAKI AYETIN DEVAMINDA ALLAH'U TEALANIN DEDIGI
GIBI BAZI INSANLAR MUTESABIH AYETLERI KENDI ISTEKLERINE GORE YORUMLARLAR
-O DA SEN OLUYORSUN SAYIN .... YANI KURAN SU AN SANA ISARET EDIYOR
! ISTERSEN AYETIN TURKCESINI TAM VERELIM - SANA HITAP EDEN KISMINI :
"
KALPLERINDE EGRILIK BULUNANLAR SIRF FITNE ARAMAK ( INSANLARI SAPTIRMAK )
VE KENDI ARZULARINA GORE TE'VILINI YAPMAK ICIN MUTESBIH OLANININ ARDINA
DUSERLER..." HIC KENDINI BU AYETLERDE GORDUN MU ...!AYETIN SON CUMLESI
ONEMLI , SADECE ULUL-ELBAB OLANLAR BUNU BILEBILIR. " ULUL-ELBAB : "KALP VE
AKIL BIRLIKTELIGI" ...ZOR İŞ DI MI ...?
SAYIN ...... SORUN SU :
USUL-METODUNUZ YANLIS DOLAYISI ILE HEP YANLIS YERLERE
VARIYORSUNUZ...BASTAN YANLIS BAKINCA DA HER SEYİ YANLIS
GORUYORSUNUZ...UMARIZ BUNU " KALPLERINDE EGRILIK BULUNANLAR " 'DAN
OLDUGUNUZ ICIN YAPMIYORSUNUZDUR...!BASIT BIR ORNEK DAHA : YUKARIDA KI
AYETTE " KITABIN ANASI " KELIMESI GECIYOR ...SIMDI SIZ BABASINI DA
SORARSINIZ...!AMA ANA ORADA " TEMEL " ANLAMINDA !KUR'AN SADECE MUHKEM
AYETLERDEN OLSA IDI AKIL KULLANMAYA GEREK KALMAYACAK , TUM AYRINTILARI
KUR'AN VERDIGI ICIN MUHKEM AYETLERI OKUYUP UYGULAMAK YETECEKTI...AMA ALLAH
- KUR'AN'DA DA BELIRTTIGI GIBI , MUTESABIH AYETLERI DE KUR'ANIN BÜNYESİNDE
BARINDIRMIS
VE AKLIMIZI KULLANMAK ICIN BIR ALAN YARATMISTIR , TEK SART "ARTNIYETLI
OLMAMAK "KURANIN ÇOĞU "MUHKEM " AYETTIR YANI ARACISIZ OKUNUNCA
ANLASILIR AMA "MUTESABIH" AYETLERI ANLAMAK ICIN ALTYAPI , EDEBIYAT, USULU
HADIS-TEFSIR, ISLAM TARIHI , MECAZ BILMEK GEREKIR...OLUR KI BUNLARA VAKIF
OLAMAYANLAR TEFSIRLERE BASVURSUN DENIR ...
" ...ARKADAS KUR'AN HAKKINDA BILGIN VAR GIBI
KONUŞUYON AMA ILK BILINMESI GEREKEN TEFSIR USULU KAIDESINI BILMIYORSUN:
KUR'ÂN'DAKI BIR KONU ELE ALINACAKSA O KONU ILE ILGILI TUM AYET VE HADISLER
BIR ARAYA TOPLANIR VE ONDAN SONRA HUKUM , KARAR VERILIR...BAZI AYETLER
NESH EDILMIS, BAZILARININ SINIRLARI GENISLETILMIS VEYA DARALTILMIS
OLABILIR...HILE KONUSU DA AYNEN OYLE . KUR'AN 'DA ALLAH'IN HILESINDEN KASIT
ISLAM DUSMANLARININ ISLAM'A KARSI HAZIRLADIGI TUZAK OYUNLARIN , SONUNDA
ONLARIN BAŞINA GECECEGINI IFADE ETMEK AMACIYLA KULLANILAN BIR KAVRAMDIR,
YOKSA YUCE YARATAN HILEYE BASVURMADAN HER SEYE KADIR OLARAK ISTEDIGINI
YAPABILECEK GUCTEDIR, VE ZATEN BUNU AYETLERLE BIZLERE BILDIRIR...YANI
DIYANET ANORMAK BIR KIVIRMA HAREKETI YAPMIYOR AYETIN MEALINI TAM OLARAK
VERIYOR AMA ONYARGI ILE YAKLASINCA SIZ BUNU KIVIRMA IMIS GIBI
YANSITIYORSUNUZ...SAVAS HILEDIR VE BU TUM SAVAS KURALLARININ ILK
MADDELERINDENDIR, TERSI OLSA , YALAN HARAM SAVASTA BILE...DENSE.
.."MUSLUMANLARDA COK SALAKMIS ..." DERSINIZ HERHALDE...BURADAN ISLAM'IN
SAVAS DINI OLDUGUNA GELMEK ISTERSENIZ ISTE SIZE CEVABIMIZ : İSLAM VE
BARIŞ ADLI DOSYAMIZ...İSLAM BARIŞ DINIDIR AMA SAVAŞ İLE İLGİLİ AYETLERI DE BUNYESINDE
BARINDIRIR...AMA SAVAS KURALLARINI DA BIR KURALLAR MANZUMESINE
BAGLAMISTIR..BU KONU ISTENIRSE TARTISILIR ( SAVASTA KADINA ,COCUGA,DIN
ADAMINA, SAVASA KATILMAYANA DOKUNMAMA, DOGA KATLIAMI YAPMAMA, ANLASMALARI
BOZAN ILK TARAF OLMAMA ...GIBI ) SIZIN VERDIGINIZ AYETLER . ANLASMA GEREGI
, ANLASMAYI BOZAN TARAFLARA UYGULANACAK OLAN CEZAYI - BU ANLASMAYI IKI
TARAFTA KABUL ETMISTI - HATIRLATIYOR! ONLAR ANLASMAYI BOZDU , ANLASMAYA
GORE CEZALARI BU DENIYOR AYETTE ...
AAAH ONYARGI AH... SAYIN
.... T.DURSUN'UN
VEYA MISYONERLERIN AGZINDAN CEVAPLARI SITEMIZDE ZATEN VAR OLAN SEYLERI
TEKRARLAMASANIZ DIYORUM..KIYAMETTE TEK DIN
ISLAM KABUL EDILECEK AMA ALLAH BU DUNYADA TUM INANC SISTEMLERINE
TOLERANSLI DAVRANILMASINI ISTIYOR...200-300 YIL BALKANLAR OSMANLILAR
DONEMINDE ISLAM ILE- EKSIKTE OLSA- YONETILDI NEDEN ONLARA HIÇ ZORLA
MUSLUMAN YAPMA GIRISIMINDE BULUNULMADI...GUNEY DOGUDA HALA YEZIDI -
HIRISTIYAN HATTA SEYTANA TAPANLAR BILE VAR.OSMANLILARDAN BERI ...NEDEN
ONLAR ZORLA MUSLUMAN YAPILMADI...ISTANBUL FETHEDILINCE NEDEN INSANLAR
KESILMEDI...KUDUS'UN ALINMASI... BIRAZ " ISLAM VE BARIS " YAZIMIZI
OKUYUNCA INSAFA GELIRSINIZ UMARIM ...SOLCULAR ABD SILAHI ILE -SIZIN
DEYIMINIZLE - MOLLALARA KARSI SAVASIYOR... BENZER SEYI MISIR'DA SOL, IKTIDARA IHVANI MUSLIMIN DESTEGINDE GELEN SOL - SSCB YANLISI HUKUMETLER DE
YAPTI - MUSLUMANLARI ISKENCE ALTINDA IDAM ETTI... BIRAZ DAHA SAG
DUYU...YILLARDIR HEP AYNI ONYARGILI IFADELERI SIRALAMAKTAN BIKMADINIZ
MI...
" BİR MÜNKERİ GÖRÜNCE ONU
ELİNİZLE, OLMAZSA DİLİNİZLE DEĞİŞTİRİN ,YİNE OLMAZSA KALBİNİZLE
BUĞZEDİN " HADİSİ ...
MUNKER NEDIR :.
Önce sunu bılmek gerekır :
islam ınsan ıcın vardır, emrettıgı her sey ınsanların yararına,
yasakladıkları da zararınadır...İSLAMIN YASAKLADIKLARI ARASINDA IYI ,
EMRETTIKLERI ARASINDA KOTU BIR SEY BULAMAZSINIZ ...İŞTE MUNKER
YANI INSANA ZARARLI BIR SEYI GORUNCE ONU " EL , SOZ , KALP ILE DEGISTIRMEYE
CALISIN " DENIYOR...NE GUZEL NEMELAZIMCILIK YOK ISLAM'DA AMA...BUNU BILE
TERSINE CEVIRMISSINIZ! ŞU ONYARGI CUMLELERINE NE DEMELI : "
Yeryuzune islami hakim kılmak icinde her yol mubahtır.Hicbir sey elinden
gelmiyorsa hic olmazsa kalbinle kinlenmelisin!
" DUNYAYA ISLAM'IN HAKIM
KILINMASI BIZ ISLAM SERIATINI SAVUNANLARIN GOREVIDIR AMA AMAC ISLAMIN YANI
" BARIS , HUZUR'UN.. " DUNYAYA HAKIM KILINMASIDIR! YOKSA IKTIDARI ELE
ALINCA GAYRI MUSLIMLERE ASLA BASKI YAPILMAZ.YUKARIDA SAYDIK ORNEKLERI..AYET VE HADISLERI BU
KADAR EVIRIP CEVIRME VE " T. DURSUN- I. ARSEL - S. TANILLI - F. BULUT ...
" AGZI ILE ONLARI KOPYA EDEREK KONUSUP YAZMAK , NE YAZIK KI ARAYA AYET VE
HADIS SIKISTIRIP KENDI KAFALARINCA ONLARI EVIRIP CEVIRIP YORUMLAYANLARIN
YENI METODU OLMUSTUR GÜNÜMÜZDE...
" İSLAM EVRENSEL" DEĞİLDİR İDDİASI
" SENI ALEMLERE ( KAINATA ) RAHMET OLARAK GONDERDIK "
AYETİNE DİKKAT...! SAYIN .... , RAHMET OLARAK ...SİZİN LANSE ETMEK ISTEDIGINIZ GIBI
AZAP OLARAK DEGIL...! KURAN TEFSIRI USULU HAKKINDA BILINMESI GEREKEN EN
BUYUK IKINCI KURAL -BIRINCISI YUKARIDA YAZILDI : AYNI KONU ILE ILGILI TUM
AYET HADISLERIN TOPLANMASI- " KUR'AN'DAKI TEŞBIH SANATININ VAR OLDUGUDUR!
"TEŞBIH, BENZETME...BU KONUDA BIR COK ISLAMI ESERLER DE MEVCUTTUR AMA
OKUMAK LAZIM...KUR'AN'IN INDIĞİ DONEMDE ARAP YARIM ADASINDA EDEBIYAT COK
ILERLEMIS IDI ...EDEBI SANATLARDA HALK ARASINDA YAYGIN IDI.KUR'AN INDIGI
TOPLUMUN DIL KURALLARINI DA GOZETEREK ONLARA "ANLAYACAKLARI LISANDA" HITAP
ETMISTIR.HITAP DILI ARAPCA, HUKUM- KURALLAR EVRENSELDIR...
"
İSLAM'IN AVRUPA'DA YAYILMASI DİYE BİR ŞEY YOK ... , MÜSLÜMAN NÜFUSU
ARTIYOR, ABD'DE İSE EKONOMİK- SOSYOLOJIK NEDENLERLE ZENCİLER ARASINDA İSLAM
ARTIYOR " İDDİASI !
İSLAMIN YAYILMASINA GELINCE BUNU HEM MUSLUMAN NUFUS
ARTISINA BAGLYORSUNUZ HEM DE SONRA KARA DERILILERIN İSLAM'I KABULÜNÜ EKONOMIK- SOSYAL
SEBEPLERINE BAGLIYORSUNUZ...HANGISI DOĞRU , BU BIRINCI SORUMUZ , IKINCISI KARA
DERILILERI BU KUCUMSEME NEDEN ... BITMEDI! BILMIYORSAN ÖĞREN . BASTA INGILTERE , ALMANYA VE ABD - SADECE ZENCILER DEGIL - BAŞTA OLMAK ÜZERE HER YIL
ONBINLERCE KİŞİ HIDAYETE ERIYOR, BU KONUDA ARASTIRMA VE YAZILAR BASINDA DA
YER ALIYOR VE HATTA BU ULKELERIN BELLI KESIMI BU NEDENLE DE ISLAM ALEYHINE
PROPAGANDAYA COKTAAN BASLADILAR BILE...
" Sizin sabirli yirmi
kisiniz,onlardan ikiyuz kisiyi yener. Sizin yuz kisiniz, kafirlerden bin kisiyi
yener.", "Sizin bin kisiniz,tanrinin izniyle onlarin ikibin
kisisini yener. Tanri sabredenlerle birliktedir."(Enfal:66.) BU İKİ AYET
ARASINDAKİ ÇELİŞKİ NE...?
ALLAHU
TEALA IMANIN SEVIYESINE GORE AKSIYONU DEGERLENDIRIYOR...IMANI KUVVETLI
OLAN BİR MÜ'MİN ; 10 KAFİRE , DAHA AZ OLAN VEYA MOTIVESI AZ OLAN 2 KAFIRE BEDEL
DEMEK ISTIYOR...BUNU ANLAMAMAK ICIN SADECE ONYARGILI OLMAK
YETER...
NOT : "
USLUP SEVIYENIN GOSTERGESIDIR " :
" gozune sokmalıyım , Sokturmayın seviyenize!
, " dokunmadan aglamak ,kelleni asagı alıp
gondermek..., ulen beyinsiz taş kafalı beynı posmus okuz ,İslam devrimi engelleyen bir
parazittir.gelelim senin aptal yayınlarına....
"
GIBI
KAVRAMLAR SIZIN SEVIYESINI DE BELLI ETMEKTE " VE SIZINLE IRTIBATA
GIRMEK ISTEYEN ISLAMI KESIMLERI BU GIBI IFADELERINIZ GERI ADIM ATMAYA
NEDEN OLMAKTADIR, ... YOKSA SIZIN ILERI SURDUGUNUZ TUM ONYARGI
IFADELERININ CEVAPLARI İLMİ ANLAMDA ZATEN VARDIR
!"
ATEISTLERE CEVAPLAR
*
- Sitesindeki bir yazıyı ateist foruma aktaranlara ateistlerin itirazları üzerine
site sahibi Malatya'lı din öğretmeni abimizin cevabî yazısı -
Yazı üç bölümden oluşmaktadır.
1. bölüm; ateistlerin sitesinde yayımladıkları yazı.
2. bölüm; ateistlerin yayımladığı yazıdan parça parça alınarak verdiğim cevabi
yazılar.
3. bölüm; Mekke Fethi esnasında haklarında "vur" emri olan müşrikler hakkında
hazırladığım yeni yazının tam metnidir.
1. BÖLÜM.
Ateistlerin sitesinde yayımladıkları yazı
Siyer kitaplarından esinlenerek yazılmıs bir yazı. Muhammed'in Mekke'yi
fethinden sonra oldurttugu kisilerin listesi. Yazı yobaz bir din ögretmeni
tarafından Muhammed'i haklı göstermek icin süslenip püslenerek yazılmıstır;
Mekke'nin Fethi: (H.8 Ramazan = M.8 Ocak 630)
Mekkeliler, Müslümanlarla Hudeybiye'de yapmış oldukları anlaşmayı iki yıl
sonra bozdular. Artık, Müslümanların karşılarına çıkacak takatleri
kalmamıştı. Eski şımarıklıkları gitmiş yerine pişmanlık gelmişti. Anlaşmayı
yenilemek istediler. Ama Allah Rasûlü onlara yüz vermedi. Ansızın 10.000
kişilik Mücahit ordusu Mekke'ye gitti. Gece Mekke civarında konakladı. Allah
Rasûlü konakladığı dağda 10.000 yerde ateş yaktırdı. Sanki dağ yanıyordu.
Bunu gören Mekke müşrikleri telaşlandılar. Korktular. Etrafa sindiler.
Azgın, taşkın, edepsiz, ahlaksız, yalancı, talancı olan zihniyet yok
oluyordu. Zulüm şehrine dönüştürülen Mekke'ye Müslümanlar kan dökmeden
giriyorlardı. Kâbe müşriklerin işgali altında kurtuluyordu. Allah'ın Evi
olan Kâbe'nin içine ve dışına 360'dan ziyade heykel putu yerleştirilmişti.
Allah'ın evi puthane olmuştu.İslam ordusu 4 koldan Mekke'ye girdi. Hele hele, muhacirlerin Mekke'ye
girişleri daha başkaydı. Mekke'den kaçarak canlarını zor kurtarmışlardı.
İşkence gördükleri yerlere muzaffer olarak giriyorlar. Geride kalan evleri
yıkılmış veya başkaları tarafından el konmuştu. Doğup büyüdükleri bu
topraklarda çok anıları vardı. Acı-tatlı hep birbirlerine karışmıştı. Mekke'de zalimlerin zulmü bitmiş, yerine sükûnet gelmişti. Şirkin
insafsızlığı yerine, İslam’ın müsamahası Mekke'yi sarmıştı. Allah Rasûlü
eski azılı düşmanlarına umumi af ilan etti. Sadece zulmün ve küfrün
öncülerinden on-onbeş kişi hakkında vur emri verildi. Ancak, araya
girenlerin hatırına onların da çoğu affedildi.
Mekke müşriklerinden hakkında "vur" emri olanlar: Mekkeli heykelperestler, "Rabb'ımız
Allah'dır" diyenlere akla hayale gelmeyen işkence yapmışlardı. Mü'minleri
haksız yere yurtlarından kovmuşlardı. Rasûlullah’ı ve inananları katletmek
için, Mekke'den kalkıp defalarca Medine'ye gelmişlerdi. Allah'a, Dinine,
Rasûlüne ve Mü’minlere karşı amansız savaş vermişlerdi. Bu beyinsizlere
umumi bir af ilan edildi. Ancak, kışkırtıcıları cezalarını görmeliydiler.
Onun için, müşriklerin öncülerinin bir kısmı hakkında "vur" emri verildi.
Nerede yakalanırsa, orada öldürülecekler şunlardı:
1- İbnu Hatal: Öldürüldü. Önceleri Müslüman olmuş Medine'ye gelmişti.
Müslüman bir köleyi öldürdü.Zekât mallarını alarak Mekke'ye kaçtı.
2- Erneb: Öldürüldü. Rasûlullah’ı hicveden, içki sofralarında şarkı söyleyen
bir kadındı.
3- Fertena: Kaçtı. Sonraları Müslüman oldu. Affedildi. Rasûlullah’ı
hicveden, içki sofralarında şarkı söyleyen bir kadındı.
4- Haris: Öldürüldü. Mekke'deki müminlere işkence yapardı. Rasûlullah'la
alay eder ve işkence yapardı.
5- Huveyris: Öldürüldü. Rasûlullah'a işkence ederdi. Hicret esnasında Rasûlullah'ın kızı Fatıma ve Ümmü Gülsüm'ü yerlere yatırarak dövmüştü.
6- Mikyas: Öldürüldü. Müslüman olarak Medine'ye geldi. İrtidat etti, bir
Müslüman’ı öldürerek Mekke'ye kaçmıştı.
7- Sâre: Öldürüldü. Rasûlullah’ı çok hicveden şarkıcı ve ağıtçıydı.
8- Saffan: Kaçtı. Müslümanların aleyhine savaş kışkırtıcısıydı.
9- İkrime: Kaçtı. Sonraları Müslüman oldu. Affedildi. Rasûlullah'ın azılı
düşmanlarındandı.
10- Hebbar: Kaçtı. Mekke'deki müminlere işkence yapardı. Hicret esnasında
Rasûlullah'ın kızı Zeyneb'i deveden düşürerek ağır hastalanmasına ve bir
müddet sonra vefatına sebep olmuştu.
11- Abdullah: Kaçtı. Mekke'deki müminlere işkence yapardı. Şairdi.
Müslümanların aleyhine savaş kışkırtıcısıydı.
12- Vahşi: Kaçtı. Sonraları Müslüman oldu. Affedildi. Rasûlullah'ın amcası
Hamza'yı şehit etmişti.
13- Hind: Gizlendi. Sonraları Müslüman oldu. Affedildi. Rasûlullah'ın amcası
Hamza'yı şehit ettirmişti. Müslümanların aleyhine savaş kışkırtıcısıydı. Ebu
Süfyan'ın karısıydı.
Simdi listedeki kisileri inceleyelim.
Ibnu'l Hatal:Daha onceleri musluman olan, daha sonra Muhammed'in uckagitciligini anlayip
islami terkeden bir sair. Muhammedi elestirici siirler yazmis ve zamanin
cogu sairi gibi daha sonrasinda oldurulmustur. Yukarida yobaz yazisinda
Hatal'in bir musluman koleyi oldurdugunu iddia etmis. Kanit olmadan beyan
ettigi iddia asilsizdir. Muhammed'in Hatal'i oldurmek istemesi hatalin
muslumanligi terkettigi ve kendisi aleyhinde siirler yazdigi icindir.
Allah'in dunyaya sevgi ve barisi anlatmak icin insanlara gonderdigi
peygamber bakiniz nasil bir mafya babasi gibi "vurun" emri veriyor;Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam,
Fetih gunu, Mekke'ye basinda migferiyle girdi. Onu cikardigi zaman, bir adam
gelerek:
"Ibnu Hatal Ka'be'nin ortusune sarilmis vaziyette yakalandi, affedelim mi?"
dedi.
"Onu oldurun!" emir buyurdular."
(Buhari, Megazi 48, Cezau's-Sayd 18,Cihad 169,Libas 17;Muslim, Hacc 450,(1357); Muvatta, Hacc 247,(1,423); Ebu Davud, Cihad 127, (2685); Tirmizi,
Cihad 18,(1693); Nesai, Hacc 107,(5, 201)
Erneb:Erneb Hatal'in sarkici cariyesi idi. Muhammed'i alaya alan sarkilar
soylemistir.(tabi islam tarihini muslumanlarin kaleminden okuyoruz,
dogrulugu tartisilir) Mekke fethedildiginde hakkinda olum fermani cikmis ve
yaptigi isin cezasini hayati ile odemistir.
Hosgoru ve baris dininin peygamberi, bu kadincagizida oldurtmustur.
Fertana:Hatal'in diger sarkici cariyelerinden biri. Mekkenin fethedildigi gun
hayatindan korktugu icin kacmistir. Daha sonra Hatal ve Erneb'in
katledilisini duyarak Islam'in nurani guzelligini farketmis ve musluman
olmustur. Fertana Islami kabul ederek muhammedin kolesi olmus ve hayati
bagislanmistir.
Haris:Yaziyi yazan uckagitci yobaz din ahlakci ogretmen harisin muminlere iskence
yaptigini soylemis, fakat yine kanit ve ispat gosterememis. Muslumanlarin
beyni iste bu gibi yobazlar tarafindan yikaniyor. Haris'in tek sucu
Muhammed'in uckagitciligini dile getirmesidir. Akabinde zaten Muhammed'in
tetikcileri tarafindan oldurulmustur. Sevgi ve Baris dininin peygamberinin
gazabina ugramis zavallinin teki.
Huveyris:Peygamberin kizlarina elini bile surmemistir. Kendisi bir sairdi. Muhammed
tarafindan katledilen sayisiz sairlerden birisi.
Muhammedin kizlari ile alay eden siirler yazmis olabilir. Zaten yaptiginin
cezasini fazlasiyla odemis. Sucu sevgi ve baris dininin peygamberine itaat
etmemesi.
Sare:Onceleri musluman olup daha sonra Muhammed'in uckagitciligini sezerek
mekkeye firar eden, gecimini sarki soyleyerek saglayan zavalli bir kadinin
teki. Hosgoru ve baris peygamberi bu zavalli kadincagizdan ne istemis..
Allah bilir.
Saffan:Muhammed savas ganimetlerinden ona bir hediye vermis, o da aldigi ucret
sonucu musluman olmustur.
2. BÖLÜM. Ateistlerin yayımladığı yazıya cevap
Önce birkaç hatırlatma: Normal bir insanın; tanımadığı birisine ve bilmediği bir konuyu bahane
ederek "yobaz",
"uckagitcı"…
gibi yakıştırmalar yapması mümkün değildir. Aklı başında hiçbir insan başka bir insanın tanrısına, inancına,
peygamberine, önderine aşağılayıcı ifadeler kullanmaz. Kullananları da tasvip
etmez. Ne yapalım görgü meselesi. Sözüm ona bu ateistin görgüsü bu kadarmış.
Bu kişi hakkında söylenebilecek çok şeyler var. Ama bu şom ağızlı ateistin
şahsını muhatap almayı gereksiz görüyorum. Sadece yayımlanan yazıya cevap
veriyorum.
" Siyer kitaplarindan esinlenerek yazilmis bir yazi. Muhammed'in Mekke'yi
fethinden sonra oldurttugu kisilerin listesi. Yazi yobaz bir din ogretmeni
tarafindan Muhammed'i hakli gostermek icin suslenip puslenerek yazilmistir;"
Deniliyor.Bu ve bazı yazılarım genel olarak siyer, hadis, tarih ve -zaman zaman da
Kur'ân-ı Kerîm meali ve tefsirlerinden faydalanarak özet halinde
hazırlanmıştır. Özet mahiyetinde olduğu için kaynak göstermeye gerek görmedim.
Özet yazılara kaynak göstermek istenildiğinde içinden çıkılmaz hal alıyor. Her
taraf kaynağa boğuluyor. Yazılan yazının muhteviyatı ikinci plana düşüyor.
Şimdi, (Mekke
Fethi esnasında haklarında "vur" emri olan suçlu müşrikler)
konusunu kaynak göstererek yeniden hazırladım. Cevap yazımızın sonuna ekledim,
okuyabilirsiniz.
Benim için "yobaz"
sözcüğünü kullanmış, kendisine iade ediyorum.
Muhammed as. Allâh'ın en son resulüdür. Benim onu haklı göstermeme ihtiyacı da
yoktur. Bütün kâinat hakkında ne derse desin; "O Allâh'ın resulüdür." Hayatını
okuduğumuzda, karşı karşıya geldiği bütün olaylarda haklı olduğunu görüyoruz.
Biz sadece var olanı yazıyoruz. Geçmişte kendisine karşı çıkan mütecaviz
câhil, fâsık, zâlim, kâfir, müşrik, münâfık, …lar haksızdır. Bu geçmişte
olduğu gibi şimdi ve gelecekte de aynıdır. Kendilerini hangi isimlerle
tanıtırsa tanıtsınlar, netice aynıdır. Fark etmez..
Simdi listedeki kisileri inceleyelim. Tenkit yazısının
İbnu Hatal bölümünde şu
ifadeler kullanılıyor:
Simdi
listedeki kisileri inceleyelim","zamanin
cogu sairi gibi","Muhammed'in
uckagitciligini anlayip islami terkeden bir sair",
"yazisinda
Hatal'in bir musluman koleyi oldurdugunu iddia etmis",
"Kanit
olmadan beyan ettigi iddia asilsizdir"…
Kendisini inceleyici zanneden kişi "Simdi
listedeki kisileri inceleyelim",
diyor. Sanki inceleyici ateist adam araştırma yapmış. O zamanın şairlerini tek
tek tespit etmiş. Sonra onların hangisi öldürülmüş, hangisinin öldürülmediğini
öğrenmiş. Saymış. Bakmış ki öldürülenler daha fazla. Bundan dolayı da "zamanin
cogu sairi"
ifadesini kullanıyor.
İnceleyen biraz görgülü olsa, "uckagitciligini"
sözcüğünü kullanır mı? Hayır. Neden?
"…Çünkü Müslüman olduktan sonra Allah'ın Elçisi as. onu bir yere zekât toplama
memuru olarak gönderdi. Yanınada da yardımcısı olarak Ensar'dan -kölelikten
kurtulmuş- Müslüman bir adam verildi. Zekât toplandı. Medine'ye dönüyorlardı.
Derken bir yere konakladılar. İbnu Hatal yardımcısına, yemek için kendisine
bir koç kesip hazırlamasını emretti ve öğlen sıcağında uyudu. Ama adam da
unutarak öğlen sıcağında uyuyakaldı. Uyandı. Bir şey hazırlayamamıştı. Bu
haliyle İbnu Hatal'ın yanına geldi. Durumdan haberdar olan İbnu Hatal sinir
küpüne döndü. Hiç fırsat vermeden adamı döve döve öldürdü. Kendi kendine de
şöyle söylendi: "والله
ليقتلني محمد به إن جئته
" Vallahi Muhammed'in yanına gelirsem, mutlaka beni öldürür.
İslam'dan çıkarak tekrar şirke döndü. Zekâttan toplayıp aldığı malları önüne
katarak Mekke'ye kaçtı ve iltica etmiş oldu. Mekke halkı ona: Bizim yanımıza seni geri çeviren neden nedir? Dediler. O da:
"
لم أجد ديناً خيراً من دينكم"
Sizin dininizden daha hayırlı bir din bulamadım, dedi.
"
Saygıdeğer ziyaretçilerimiz,
Yukarıda okuduğunuz yazının kaynaklarına baktığınızda her cümlenin
kelimelerine kadar karşılığını bulacaksınız. Özellikle de İbnu Hatal'ın kaçış
nedenini ve Mekkeli müşriklere verdiği cevabın orijinalini de yazdım ki –sözüm
ona- incelemecinin(!) kişiliği iyice belirginleşsin.İbnu Hatal adam öldürmüş kısas edileceğini anlayınca Mekke'ye kaçmış. Kaçış
sebebini de "Vallahi Muhammed'in yanına gelirsem, mutlaka beni öldürür"
diyerek ifade ediyor. İncelemeci(!) ateistse "Muhammed'in
uckagitciligini anlayip islami terkeden bir sair",
diyor.Mekke'den Medine'ye giderek Müslüman olan ve daha sonra katil olunca Mekke'ye
geri kaçan İbnu Hatal'a: Bizim yanımıza seni geri çeviren neden nedir? Dediler. O da: Sizin dininizden daha hayırlı bir din bulamadım, diyor. Halbu ki:
Katil oldum, kendi kendime: "Vallahi, Muhammed'in yanına varırsam, bu suçumdan
dolayı, muhakkak beni öldürür" diyerek malları da alıp Mekke'ye kaçtım,
demiyor.
Saygıdeğer ziyaretçilerimiz, şimdi ben size soruyorum: Acaba Mekkelilere yalan söyleyen İbnu Hatal mı daha yalancı? Yoksa İbnu Hatal'ın yalanlarını yalan söyleyerek gizlemeye çalışan bu ateist
mi daha yalancı?...
Bence; yalancının yalanını yalan söyleyerek gizleyen daha yalancıdır. Yani bu
ateist daha yalancıdır. Katil, hırsız, yalancı, karalayıcı, saldırgan durumda
olan adamı masummuş gibi gösteren kişiye siz ne derseniz deyin. Vicdanınızla
baş başa bırakıyorum. "Kanit
olmadan beyan ettigi iddia asilsizdir",
diyor. Yüzlerce kanıt içinde birkaç kanıtım
İnternette rastladığım bir şiir örneği vereyim.
Cahiliye devrinde İbnu Hatal'ın lideri Ebu Süfyan Allah'ın son elçisi Muhammed
as.'ı hicvetti. Hassân bin Sâbit isminde Müslüman bir şair şöyle cevap verdi:
"هجوت
محمدا فأجبت عنه وعند الله في ذاك
الجزاء
هجوت
محمدا برا حنيفا رسول الله شيمته الوفاء
.....
Şiirin bir bölümü internete yazıldığında bu ve benzeri şiirleri içeren
yüzlerce eser gelmektedir. Şiirin iki mısrasını Türkçeleştireyim: "…Sen Muhammed’i hicvettin. Ben onun adına cevap veriyorum. Allah katında bu
yaptığının cezası da vardır. Sen ona denk olmadığın halde onu hiciv mi ediyorsun?! Sizin şerliniz
hayırlınıza feda olsun…"
İnceleyen biraz kültürlü olsa, bir dinin peygamberine
"mafya
babasi gibi"
yakıştırmasını yapmaz. Kültürlü insan az/çok medenîdir. Ama
araştırmacı/incelemeci geçinen ateist bay/bayan bu ifadelerle tam bir bedevî
portre çiziyor. İnancı ne olursa olsun beyefendilik veya hanımefendilik
nerde?. Yok ki. Boşuna arayıp yorulmayalım. Bulamayız. Çünkü kültürlü
insanlarda başkalarında olmasa bile, kendisinde hoşgörü, nezaket, anlayış,
incelik vardır.Kendisine gerçekten bir incelemeci süsü vermek için Kütübü Sitte hadis
kitabından internet yoluyla bir de alıntı yapmış. İslami kaynakları da
biliyormuş, desinler diye tenkit ve hakaret ettiği Muhammed as.'ın hadisini
alıntılamayı da ihmal etmiyor. Ne yapsın inandırıcı olması için havalı
gözükmesi lazım. Şişirilmiş balon gibi. Kapasite dar, havası çok. Aman ha
bay/bayan ateist. Dikkat et. Toplu iğnenin ucu kadar minik bir etki senin
havanı halleder.
Tenkit yazısının İbnu
ERNEP
bölümü:
Erneb'in saygısızlığı, çığırtkanlığı, kışkırtıcılığını, aşağılamaları, yaptığı
hakaretleri es geçen bay/bayan ateist hiç ortada bir şey yokmuş gibi
"bu
kadincagizida oldurtmustur",
diyor.
Araştırmacı/incelemeci geçinen bay/bayan ateistin adalet duyguları kabarmış.
"bu
kadincagizida oldurtmustur",
diyerek sanki bir gerçeği(!) ifade ediyor. İnce ruhluluk taslıyor. O kadın,
müşriklerin içki sofralarında Muhammed as.'ı hicveden şarkıları söyleyen
aşağılık bir kadındı. "(tabi
islam tarihini muslumanlarin kaleminden okuyoruz, dogrulugu tartisilir)"
diyor. Bu konuların Eskimolar veya Apaçiler ile hiçbir alakası yoktur. Alakası
olsa onların da tarihinde karşılaştırmalı olarak okurdum. Bu konular İslam
tarihiyle ilgilidir. Elbette ki Müslümanların kaleminden okuyacağım. Ben
konuları yazarken elbette İslami eserlere müracaat edeceğim. Bunları bırakıp
da senin gibi tanrı tanımaz/imansızların gevezeliklerini mi kanıt olarak
kullanayım.
"(tabi
islam tarihini muslumanlarin kaleminden okuyoruz, dogrulugu tartisilir)"
diyorsun. Çok rahatsız oluyorsan başka kaynak göster. Ha, bulamıyorsan bari
sen uydur. Senin uyduruk tarihinden okuyalım, bay/bayan ateist.
Tenkit yazısının İbnu
HARİS bölümü:Pis ağzında "uckagitci",
"yobaz"
deyerek geveleyip duruyor. Yukarıda okuduğunuz "Haris" başlıklı yazıdaki
iddialara gelelim:"Yaziyi
yazan uckagitci yobaz din ahlakci ogretmen harisin muminlere iskence yaptigini
soylemis","
yine kanit ve ispat gosterememis
" diyor.Saygıdeğer ziyaretçilerimiz,"Yaziyi
yazan uckagitci yobaz din ahlakci ogretmen harisin muminlere iskence yaptigini
soylemis"
diyor. Evet diyorum. Müslümanlara ezâ-cefa veren iki Hâris'ten İslam tarihi
haber vermektedir.1- Hâris b. Talâtile
2- Hâris b. Hişâm
Hâris b. Talâtile: Kaynaklara bakıldığında görülecek ki bu adam Allah'ın
Elçisine ve Müslümanlara eziyet etmiştir. Sürekli söz, ağız, kaş-gözlü
hareketlerle istihzâ ederek onuruyla oynamıştır. Bedir Gününden önce de ölüp
gitmiştir. Bunun gibi istihzacılar hakkında ayet bile indiğini tefsirlerde
görmekteyiz. Bedir Savaşı (13 Mart 624), Mekke'nin Fethi (8 Ocak 630) arada
yaklaşık 6 sene bulunmaktadır. Hâris b. Talâtile Mekke'nin Fethinde yaklaşık 6
sene ölmüştür.
Hâris b. Hişâm: Bu müşrik de yaptıklarından ötürü Mekke'nin Fethi günü kaçtı.
Araya hatırlı kişileri koydu. Allah'ın Elçisi onu da affetti. O da Müslüman
oldu.
Bu iki Haris'i tekrarlıyorum; ikisi de Allah'ın Elçisi ve müminlere eziyet
etmiştir. Ancak, diyorum. Neden "ancak" diyorum? Çünkü işin gülünç ve
eğlenceli tarafına geldik. Lütfen bundan sonrasını biraz daha dikkatli
okuyunuz.
Ben on beş sene önce yazmış olduğum yazılarımı sitemde
(http://www.diniyol.com/)
yayımladım. Bu yazılarımın içerisinde "Mekke'nin Fethi" yazısını
ateistler alarak kendi tabirleriyle "Simdi
listedeki kisileri inceleyelim"
demişler ve incelemeye devam ediyorlar. İncelemeye alınan yazımın 4. maddesi
aynen aşağıdaki gibidir.
4- Haris: Öldürüldü. Mekke'deki müminlere işkence yapardı. Rasûlullah'la alay
eder ve işkence yapardı.
Ben sehven listenin 4. maddesine Hâris'i eklemişim. Kaynaklara bakıyorum,
listede Hâris diye bir müşrik yoktur. Aynı zamanda Mekke'nin Fethi günü Hâris
diye bir müşrik de öldürülmemiştir. Yukarıda da zikrettiğim gibi Müslümanlara
ezâ-cefa veren iki Hâris'ten İslam tarihi haber vermektedir.
1- Hâris b. Talâtile: Bedir Harbinden önce ölmüş,
2- Hâris b. Hişâm: Öldürülecekler listesinde olmamasına rağmen korkusundan
Mekke'nin Fethi günü kaçmış. Allah'ın Elçisi de onu affetmişti.
Gelelim benim hatalı 4. maddenin incelemeci(!) ateistler tarafından tenkit
edilmesine: "Haris'in
tek sucu Muhammed'in uckagitciligini dile getirmesidir."
Deniliyor.Hangi Hâris Muhammed as.ın hangi üçkağıtçılığını dile getirmiş? Kanıtlara
dayanarak ortaya koymazsanız; şerefsizsiniz. "Akabinde
zaten Muhammed'in tetikcileri tarafindan oldurulmustur."
Deniliyor.
Mekke'nin Fethi günü tetikçiler tarafından öldürülen kim? Yahu ben 4.
maddedeki kişiyi sehven yazmışım. Gerçek listede yoktur. Siz
incelemecisiniz(!) hangi tetikçi, hangi Hâris'i Mekke'nin Fethi günü
öldürdüyse, bunları da kanıtlara dayanarak ortaya koymazsanız; yine
şerefsizsiniz.
"Sevgi
ve Baris dininin peygamberinin gazabina ugramis zavallinin teki.",
diyor.Evet, Muhammed as. sevgi ve barış dininin peygamberidir. Buraya kadar
doğrudur. Sonrası akıllı ve bilgili bir edayla incelemeciliğinin(!) hakkını
vermeğe çalışıyor. Akıllıca değil yani ukalâca. Hayali Hâris için Allah'ın
Elçisinin "gazabina
ugramis zavallinin teki"
diyor. Zannedersem Hâris b. Hişâm'dan bahsetmiyor. Çünkü Allah'ın Elçisi onu
da affetmişti. Peki hangi zavallı Hâris Mekke'nin Fethi günü gazaba uğramış?
Bay/bayan incelemeci(!) bunu da kanıtlara dayanarak ortaya koymazsanız; yine
şerefsizsiniz.
Tenkit yazısının İbnu
HUVEYRİS
bölümü:
"Muhammed
tarafindan katledilen sayisiz sairlerden birisi."
diyor. Yukarıdaki ifademi tekrar anımsatıyorum: Sanki inceleyici ateist adam
araştırma yapmış. O zamanın şairlerini tek tek saptamış. Sonra onların hangisi
öldürülmüş, hangisinin öldürülmediğini öğrenmiş. Saymış. Bakmış ki
öldürülenler daha fazla. Böyle akıllı geçiniyor, zavallı.
"Peygamberin
kizlarina elini bile surmemistir. Kendisi bir sairdi"
diyor. Dikkat edilirse Huveyris'e toz kondurmamaya gayret ediyor. İşte
delilleriyle Huveyris. Kaynaklara müracaat edildiğinde mezkûr kişi daha iyi
anlaşılacaktır."Huveyris
Huveyris b. Nukayz, Mekke'de Allah'ın Elçisine eziyet edenlerdendi. Kötü
sözler de sarf ederdi. Allah'ın Elçisini hicveden şiirleri söylerdi.Allah'ın Elçisinin kızı Fatıma ile Ümmü Külsüm ra. Mekke'den Medine'ye hicret
ederlerken Huveyris yollarını kesti. Hayvanları ürküttü. Yere yuvarlandılar...Çok sıkıntı çektiler.Mekke Fetih günü Ali ra. Huveyris'in evine gitti. Onu sorduğunda: Çöldedir, dediler. Hâlbuki evdeydi. Ali ra. evde olduğundan emindi. Kenarda
gözükmeyecek bir yerde beklemeye başladı. Durumdan haberdar olan Huveyris,
başka bir yere gitmek için evden çıktı. Kaçmaya başladı. Ama Ali ra. ona
ulaştı ve öldürdü."
Sana gelelim bay/bayan ateist. "Peygamberin
kizlarina elini bile surmemistir. Kendisi bir sairdi"
diyorsun. Sen bu aklınla kimi nereye yönlendirmeye çalışıyorsun? Ayrıca,
mütecaviz Mekke müşriklerini niye doğrudan veya dolaylı olarak savunmaya
gayret ediyorsun? Yoksa benzerliğiniz mi var? İnanç bakımından birbirinize de
benzemiyorsunuz. O Allah'a inanan ve Allah'la beraber başka ilâhlar edinmiş
bir müşriktir. Sen ise; güya ateistsin. İlâhsızsın. Bu azgın, saldırgan,
yolkesen, müstehzi… adamın şahsiyetini temize mi çıkarmak istiyorsun?
Saygıdeğer site ziyaretçileri bu ateistin kafası boş olduğu gibi çabası da
boşunadır. Çünkü eldeki kanıtlar onun zannettiği gibi değildir.
Hebbâr
Hebbâr Kureyşlilerin azılı müşriklerindendi.
Mekke'deki kimsesiz Müslümanlara
ağır işkenceler yapardı.Allah'ın Elçisi, kızı Zeyneb'in Medine'ye getirilmesi için Zeyd b. Hârise'yi
Mekke'ye gönderdi. Zeynep ra. hazırlandı. Hind onu vazgeçirmek istedi. Ama
Zeynep gitmek istiyordu. Derken Zeynep ra. bir deveye binerek Zeyd ra. ile
yola çıktı. Ancak Hind'in kışkırtmalarıyla bir gurup Mekkeli çapulcular yola
koyuldular. Zeyd ve Zeynep'e yetiştiler.
Devenin üzerindeki hevdeçin içinde
bulunan Zeynep'e Hebbâr bir mızrakla vurdu. Zeynep devesinden düştü.
Rahatsızlandı. Hamile olan Zeynep çocuğunu kaybetti. Daha sonra gizlice yola
çıkıp Medine'ye geldiler. Rahatsızlığı ölümüne kadar devam etti.
Mekke Fetih günü, öldürülmesi için Hebbâr arandı. Bulunamadı. Kaçmıştı. Daha
sonra gelerek
af diledi ve Müslüman oldu."
Tenkit yazısının
SARE
bölümü:
"Muhammed'in
uckagitciligini"
diyor... "uckagitciligi"
sözcüğü bu adamla tam bütünleşmiş.
Diline dolanmış, kalbine yerleşmiş. Artık kime baksa herkesi kendisi gibi
görüyor bu bay/bayan ateist. Şu haliyle; karşıyı gereği gibi görmeyen,
duymayan, doğruları ifade etmeyen ve gidişatından da vazgeçmeyen
pozisyonundadır.
"gecimini
sarki soyleyerek saglayan zavalli bir kadinin teki"
Zavallı dediğin kadın, geçimini neyle sağlarsa sağlasın. İsterse fahişelik
yapsın. Bizi hiç alakadar etmez. O seçimini öyle yapmışsa kendi bileceği bir
şeydir. Şimdi bizi ilgilendiren tarafı:
İslâm'a ve Muhammed as.'a saldırganlık durumudur.Muhammed as.'a hakaret ve iftira dolu hiciv şiirlerini okumasıdır.Müslümanlara karşı savaş çığırtkanlığını yapan ağıtçılığıdır.
Muhammed as.'a yalan söyleyerek yiyecek ve binit almasıdır.Medine'ye gelerek ajanlık yapmasıdır.Bu
"zavalli
bir kadinin teki"
diyorsun. Bu suçlamalar da çok fazla diyeceksin.
Saygıdeğer ziyaretçilerimiz,Bu ateistin zırvalamasını kendisine iade ediyoruz ki borçlu kalmayalım. Bu
"zavalli
bir kadinin teki"
dediği ağıtçının deliller karşısındaki durumunu görelim: " Sâre
Esas ismi Kenud fakat Sâre diye anılırdı. Azatlı cariyelerdendi. Ağıtçılığıyla
meşhurdu. Ağıtçılar önemli gün ve gecelerde, savaşlarda çığırtkanlık
yaparlardı. İnsanlar galeyana gelirdi. Esasında ağıtçılık başlı başına bir
maharet işiydi. Medine'ye, Allah'ın Elçisinin yanına geldi. O sırada Mekke
Fethi için hazırlık yapıyordu. Allah'ın Elçisi: Müslüman olarak mı geldin? Diye sordu. Sâre: Hayır, dedi, Allah'ın Elçisi: Muhacir olarak mı geldin? Buyurdu. Sâre: Hayır, dedi. Allah'ın Elçisi: O halde niçin geldin? Buyurdu. Sâre: Siz köle azatlayıcılarsınız… Ben son derece muhtaç hale geldim. Bana yiyecek
ve giyecek veresin, giyecekle giyindiresin diye geldim, dedi. Allah'ın Elçisi: Senin şarkı söylemelerin, ağıt yakmaların senin ihtiyaçlarını gidermedi mi?
Diye sordu. Sâre: Ya Muhammed!.. Kureyşlilerin bazısının öldürülmesinden sonra bu zamana kadar
şarkı söylemeyi bıraktılar. Bedir'den sonra benden bir şey isteyen olmadı. Ben
de şarkıcılığı ve ağıtçılığı bıraktım, dedi. Allah'ın Elçisi, Abdulmuttalib
oğullarının Sâre'ye yardım etmesini istedi. Onlar da Sâre'nin gerekli yiyecek,
giyecek ve binit ihtiyacını karşıladılar. Hâtıb ismindeki biri Sâre'nin yanına
geldi. Sâre'ye on altın ve bir elbise verdi. Bir de Kureyşlilere yazılmış
gizli bir mektup verdi. Mektupta Müslümanların Mekke'ye gelmek üzere oldukları
bildiriliyordu. Sâre yola çıktı. Gitti. Allah'ın Elçisi, Ali ile Zübeyir'i ra.
Çağırdı. Onlara: Acele edin. Hah bahçesine ulaştığınızda kendisinde bir mektup bulunan hayvan
üzerinde bir kadın bulacaksınız. Üzerindeki mektubu alın bana getirin. Kadını
da serbest bırakın. Mektubu vermezse boynunu vurun, buyurdu. Ali ra. ile
Zübeyir ra. zikredilen yere gittiler. Kadını buldular. Gizli mektubu
istediler. Kadın inkâr etti. Fakat kılıcı görünce direnmeyi bıraktı. Saçının
bölüğünü çözdü. İçinde sakladığı mektubu çıkarıp verdi. Onlar da gizli mektubu
alıp Allah'ın Elçisi Muhammed as'a getirdiler. Sâre yoluna devam etti.
Mekke'ye gitti. Fakat yine Allah'ın Elçisi ve Müslümanlar aleyhine söylenen
hiciv şiirlerini söylemeye devam etti. Mekke Fetih günü yakalanarak öldürüldü.
" Kanıtlardan uzakta durup konu hakkında zurna çalmaya gelmez. Sana benzeyen
"zavalli
bir kadinin"
öldürülme sebebini öğren. Duygu sömürüsü de yapma. Dürüst ol, dürüst. Ey
incelemeci(!) ateist gerekçeyi karıştırma. Kendin sapıksın, gerekçeyi de
saptırma."Hosgoru
ve baris"
sözcükleri ilk bakışta çok güzel. Ancak bazı insanlar böylesi güzel
sözcüklerin arkasında veya gölgesinde rezaletler sergilemektedir. "İnsan hak
ve özgürlüklerini kısıtlarlar. Sonra kitlelerin hak ve hukukunu ayaklar altına
alırlar. Yolsuzluklar yaparlar. Çalarlar. Sömürürler. Yiyip içip zıkımlanırlar…"
Hele hele mağdur olan toplum müslümansa, karşı koymayı durdurmak için hemen bu
sözcüklerin arkasına geçerek:İslam hoşgörü ve barış dinidir.
Muhammed as.'a da
"Hosgoru
ve baris peygamberi"
derler.
Doğru. İslam hoşgörü ve barış dinidir. İslam zulmü, hırsızlığı, yalancılığı,
istismarı, istihzayı… her türlü edepsizliği ve kötülüğü yasaklamıştır. Bunlara
hoşgörü ile bakmaz. Kim ki böylesi edepsizliği ve kötülüğü getirir
"hosgoru
ve baris"
diye sunarsa; o ne insanı ne de insanlığı biliyor. Sapla samanı birbirine
karıştırıyor. Muhammed as. da İslam dinin tebliğcisi ve uygulayıcısıdır. Hakla
batılı birbirinden en güzel biçimde ayırıyordu. Hoşgörü ve barış Elçisi ne
yaptığını iyi biliyordu. Ne söylediğini de. Mekke fethi gerçekleşince;
Müslümanlara ve o taşkın, azgın, sapkın mağlup Mekke'li müşriklere bir konuşma
yaptığıda: Ey Kureyş topluluğu! Ne dersiniz? Şimdi, hakkınızda benim ne yapacağım
konusunda görüşünüz nedir? Diye sordu. Onlar da: Biz senin hayır ve iyilik yapacağını sanar ve hayır yapacaksın, deriz. Sen
kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin! Kerem ve iyilik sahibi bir kardeş
oğlusun, dediler. Allah'ın Elçisi: Gidiniz! Serbestsiniz, Buyurdu.
"Hosgoru
ve baris peygamberi",
"Hosgoru
ve baris peygamberi"
deyip deyip geveliyorsun. Peki bu hoşgörü ve barış değil de nedir? Saygıdeğer ziyaretçilerimiz vaziyeti size havale ediyorum. Değerlendirmeyi siz
yapın. Demiştim ki: Muhammed as. hakla batılı birbirinden en güzel biçimde
ayırıyordu. Hoşgörü ve barış Elçisi ne yaptığını iyi biliyordu. Ne söylediğini
de. Yaptıklarından ve söylediklerinden misal vereyim:1- Yaptıklarından: Yukarıda az da olsa anlattım. Zulüm, iftira, istihza,
yaftalama, hırsızlama, yağmalama, yol kesme, insanları yurdunda sürme, yerini
yurdunu terk edenlere karşı savaş açma… vb. gibi taşkınlıkları yapan ve
yaptıran Mekke'nin ileri gelenlerinden bazısı hakkında "vur" emri vermiştir.
2- Söylediklerinden:
Yüce Allah buyuruyor ki:
وَلَا
تَسُبُّوا الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَسُبُّوا اللَّهَ عَدْوًا
بِغَيْرِ عِلْمٍ ? كَذَ?لِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ إِلَى
رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da
bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini cazip
gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine
bildirecektir.
Enam/108
Allah'tan aldığı vahyi insanlara tebliğ eden bir Elçi bu emir karşısında
müşriklerin tanrılarına veya onların atalarına hiç küfreder mi? Hayır. Asla…
Müşriklerin tanrılarına veya kendilerine sövmek şurda kalsın etrafındaki
insanlara şöyle buyuruyor:
Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır! Orada bulunanlar: Hiç kişi anne ve babasına söver mi? dediler. O da: Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine
söver, o da bunun annesine söver! Buyurdu.
İkrime ve babası Ebu Cehil, Allah'ın, Elçisinin ve Müslümanların amansız baş
düşmanıydı. İkrime Müslüman oldu. Babasının özellikleri İkrime'yi toplumda
sıkıntıya düşürebilirdi. Örneğin; "Bu Allah'ın düşmanı Ebu cehilin oğludur",
denmesi. Allah'ın Elçisi, etrafındaki Müslümanlara: …Onun babasına sövmeyiniz. Ölülere sövmek yaşayanlara acı verir. Ölüye de
bir şey ulaşmaz, buyurdu.
Saygıdeğer ziyaretçilerimiz, ateistin
sitesinin hakkımızda yayımladığı uzun yazının baş tarafında şu ifadeler
geçiyor:
"…Mekke
halkinin putlarina ve babalarina kufretmistir. Mekke'nin onde gelen kisileri
Muhammed'in bu kufurlerinden ve kiskirtmalarindan artik bikmis usanmis…"...
"…Peki
Muhammed neden kasitli olarak Mekkeli halkin putlarina sovmus, babalarinin
dinlerine kufretmistir?...
"
Muhammed as.'ın yaptıklarından ve söylediklerinden sadece birer tane misal
verdim. Yalnızca bu üç misale bakarsak, iddia ettikleri zırvalamanın sadece
kendilerine benzediğini artık ifade edebilirim. Sövme işinin Muhammed as.'la
hiçbir alakası yoktur. Ha… bu yazıyı ilk okuduğumda da dikkatimi çekmişti. Bari yeri gelmişken
sorayım.
"bu
zavalli kadincagizdan ne istemis.. Allah bilir.."
diyorsun. Hani siteniz Ateist sitesiydi? Yazının seyri içinde de
kendinize ateist süsü vermişsiniz. Şimdi de
"Allah
bilir.."
diyorsunuz ...
3. BÖLÜM.
Mekke Fethi esnasında
haklarında "vur" emri olan suçlu müşrikler
Mekke'de Müslümanlar, sadece "Allah'tan başka ilâh yoktur", "Rabbimiz
Allah'tır" demelerinden dolayı çeşitli sıkıntılara uğradılar. Mekke
müşriklerinin ileri gelenleri Allah'ın vahiylerini, Elçisini, Müslümanları
küçümsüyor, aşağılıyor, istihza ediyordu. İstihzacıların başında Velîd b.
Muğîre, Âs b. Vâil, Esved b.
ِAbdi
Yeğûs, Esved b. Abdulmuttalib, Hâris b. Talâtıle… geliyordu. Bunlar Bedir
Gününden önce ölmüşlerdi.
Bunların azgınlıklarını bazıları daha ağır şekilde devam ettirdiler. Mekke
Fethi günü bütün Mekkeli müşrikler Allah'ın Elçisi tarafından affedildi.
Ancak; öldürme, zulüm, iftira, istihza, yaftalama, hırsızlama, yağmalama,
yol kesme, insanları yurdunda sürme, yerini yurdunu terk edenlere karşı savaş
açma… vb. taşkınlıkları yapan ve yaptıran Mekke'nin ileri gelenlerinden bazısı
hakkında "vur" emrini vermiştir. Bir kısmı öldürüldü. Bir kısmı Mekke'yi terk
ederek kaçtı. Kimisi de araya girenlerin hatırına affedildi. Konu iki bölümde
oluşacaktır:
İsim listesi ve
Kişiler hakkında kısa bilgi. İsimler
kaynak eserlerde ufak-tefek ayrıntılı farklarla zikredilmektedir: Birkaç
kaynaktan isim listesi aşağıya alındı.
1- İsim listesi:
سيرة ابن هشامSîretu ibni Hişâm'a göre:
1-
Abdullah b. Sa'd "
عَبْدُ اللّهِ بْنُ سَعْدٍ
",
2-
Abdullah b. Hatal"
عَبْدُ اللّهِ بْنُ خَطَلٍ
",
3-
Fertenâ "فَرْتَنَى"=(Kureynâ
(Fertenâ)"
قُرَيْنَا"
"
فَرْتَنَا
")
4-
Onun arkadaşı "صَاحِبَتُهَا"=(Kureybe
= Ernebe "قُرَيْبَةَ"
"َأَرْنَبَة")
5-
Huveyris b. Nukaz b. Vehb"
الْحُوَيْرِثُ بْنُ نُقَيْذِ
",
6-
Mikyes b. Hubâbe "
مِقْيَسُ بْنُ حُبَابَةَ
",
7-
Sâre "
سَارَةُ مَوْلَاةٌ بَنِي عَبْدِ الْمُطّلِبِ",
8-
İkrime b. Ebi Cehil"
عِكْرِمَةُ بْنُ أَبِي جَهْلٍ
"
Öldürülecekler listesinde olup/olmadığı bilinmemekle birlikte öldürülmekten
korkup kaçanlar da vardı. Bunlara da araya girenlerin hatırı için eman
verildi:
1-
Züheyr b. Ebi Ümeyye b. Muğire "
زهير بن أبي أمية
",
2-
Hâris b. Hişâm "
الحارث بن هشام
"
سيرة ابن كثير
Sîretu İbni Kesîr'e göre:
1-
Abdullah b. Sa'd "عَبْدُ
اللّهِ بْنُ سَعْدٍ بن أبي سرح
"
2-
Abdullah b. Hatal (Abuluzza b. Hatal) (عبد
العزى بن خطل)"
عَبْدُ اللّهِ بْنُ خَطَلٍ
"
3-
Fertenâ "فَرْتَنَى",
(Kureynâ = Fertenâ"
قُرَيْنَا"
"
فَرْتَنَا
")
4-
Onun arkadaşı "صَاحِبَتُهَا"
= (Kureybe (Ernebe) "قُرَيْبَةَ"
"َأَرْنَبَة"
5-
Huveyris b. Nukaz b. Vehb"
الْحُوَيْرِثُ بْنُ نُقَيْذِ بْنِ وَهْبِ
",
6-
Mikyes b. Hubâbe "
مِقْيَسُ بْنُ حُبَابَةَ
",
7-
Sâre (Ümmü Sâre) "(
أم سارة)
سَارَةُ
",
8-
İkrime b. Ebi Cehil"
عِكْرِمَةُ بْنُ أَبِي جَهْلٍ
"
Öldürülecekler listesinde olup/olmadığı bilinmemekle birlikte öldürülmekten
korkup kaçanlar da vardı. Bunlara da araya girenlerin hatırı için eman
verildi:
1-
Züheyr b. Ebi Ümeyye b. Muğire "
زهير بن أبي أمية بن المغيرة
",
2-
Haris b. Hişâm "
الحارث بن هشام
"
مغازي الواقدي
Rasulullah
as. savaşta (Mekke fethi esnasında öldürmeyi) yasakladı. Ancak altı erkek ve
dört kadının öldürülmesini emretti. Meğâzî'l Vâkidî'ye göre:
1-
İkrime b. Ebi Cehil "
عِكْرِمَةُ بْنُ أَبِي جَهْلٍ
"
2-
Hebbâr b. Esved "
وَهَبّارِ
بْنِ الْأَسْوَدِ
"